jitterbug perfume
Home    Info    Ask
Flickr
About: kovuktakilere selam,

"Spin Madly On" theme by Margarette Bacani. Powered by Tumblr.
kartopu yapmak zor zanaat

kartopu yapmak zor zanaat

i get a little warm in my heart 
when i think of winter 

snow can wait

   still life with woodpecker

   still life with woodpecker


Aşkı kalıcı kılmayı kim biliyor?


  I. Aşka semtin en güzel pastanesine çikolatalı pasta almaya gittiğinizi, eğer kalırsa, pastanın yarısını yiyebileceğini söyleyin. Aşk gitmeyip kalacaktır.

  II. Aşka ondan bir yadigar istediğinizi söyleyip saçından bir lüle alın. Saçı ucuzcu bir mağazadan alınmış, üç tarafında ying/yang sembolleri olan bir tütsü aletinde yakın. Yüzünüzü güneybatıya dönün. Yanan saçın üzerine eğilip inandırıcı biçimde egzotik bir dilde hızlı hızlı konuşun. Yanmış saçın küllerini alıp yüzünüze bıyık çizmek için kullanın. Aşkı bulun. Ona yeni biri olduğunuzu söyleyin. Aşk gitmeyip kalicaktır.

 III. Aşkı gece yarısı uyandırın. Ona dünyada yangın çıktığını söyleyin. Hızla yatak odasının penceresine koşun ve pencereden dışarı işeyin. Rahat bir edayla yatağa geri dönün, aşkı herşeyin yoluna gireceği konusunda temin edin. Uykuya dalın. Sabah uyandığınızda aşkı yanınızda bulacaksınız.

En önemli mesele şu: a) insanlar asla mükemmel değil ama aşk mükemmel olabilir, b) bayağılar ile aşağılık olanları dönüştürebilmenin yegane yolu bu ve c) bunu yapmak onu yaratır. Sevmek  aşkı yaratır. Mükemmel aşkı yaratmak yerine mükemmel aşığı arayarak boşa zaman harcıyoruz. Aşkı kalıcı kılmanın yolu mükemmel aşkı yaratmak olamaz mı?

Hiçbir şey, ne mantarlar, ne eğreltiotları, ne yosunlar ne de melankoli. Aman-ya Körfezi yağmurlarında hiçbir şey böğürtlenlerden daha güçlü, daha inatçı büyümüyordu. Böğürtlen sarmaşıklar, sert betonların arasından fışkırır, hareket halindeki bulutlara dokunmaya çalışırdı.Bundan yüzlerce yıl sonra sanat eleştirmeleri, ışık ve gölge oyunundan söz eder gibi “böğürtlen ışığı”ndan söz edebilirlerdi. Sarmaşıklar kuşları cezbedecekti. Ağaçkakanlar ilgi göstermezdi ama pek çok kuş gösterecekti. Kuşlar ötecekti. Midesi böğürtlen püresiyle dolu bir kuş, dokunaklı bir Italyan’a benzer. Ama asıl önemli olan, onun peşinden dünyanın öbür ucuna kadar böğürtlenebilirdi. Evet şekerim ama dünyanın bir ucu yok. Kolomb bunu saptamıştı. 

Hiçbir şey, ne mantarlar, ne eğreltiotları, ne yosunlar ne de melankoli. Aman-ya Körfezi yağmurlarında hiçbir şey böğürtlenlerden daha güçlü, daha inatçı büyümüyordu. Böğürtlen sarmaşıklar, sert betonların arasından fışkırır, hareket halindeki bulutlara dokunmaya çalışırdı.
Bundan yüzlerce yıl sonra sanat eleştirmeleri, ışık ve gölge oyunundan söz eder gibi “böğürtlen ışığı”ndan söz edebilirlerdi. Sarmaşıklar kuşları cezbedecekti. Ağaçkakanlar ilgi göstermezdi ama pek çok kuş gösterecekti. Kuşlar ötecekti. Midesi böğürtlen püresiyle dolu bir kuş, dokunaklı bir Italyan’a benzer. 
Ama asıl önemli olan, onun peşinden dünyanın öbür ucuna kadar böğürtlenebilirdi. 
Evet şekerim ama dünyanın bir ucu yok. Kolomb bunu saptamıştı.